Adalar’da bir ağaca dokunmadan önce iki şeyi bilmeniz gerekir: parselinizdeki ağacın türü ve alanın koruma statüsü. Adaların büyük bölümü çam örtüsüyle kaplı ve bu örtü, tapu sizde olsa bile serbestçe müdahale edebileceğiniz bir varlık değil.
6831 sayılı Orman Kanunu mülkiyete değil ağacın türüne bakar. Bahçenizdeki çam, tapulu arazide dursa da orman ağacı sayılır; kesim ve nakil işlemleri izne tabidir. İzinsiz müdahale idari para cezasının ötesinde adli süreç doğurabilir.
Adalar’da işin bir de lojistik tarafı var. Araç girişi kısıtlı olduğu için ölçüm ekipmanı, vinç ve iş makinesi vapurla taşınır. Bu, saha planlamasını doğrudan etkiler. Teklif verirken bunu baştan hesaba katıyoruz — sürprizle karşılaşmayın diye.
Lojistik planlanabilir bir konu; asıl belirsizlik ağaçların kendisinde. Bir ada bahçesinde izne tabi türlerle kapsam dışı kalan meyve ağaçları yan yana durabilir, kapsamdaki ağaçların bir kısmı da yapıya, istinat duvarına ya da komşu sınırına dayanmış olur. Bu yüzden bahçeye toptan bakılmaz; her ağaç tek tek değerlendirilir.
Ölçümü tek seferde ve eksiksiz yapmamızın nedeni de bu. Rölövede her ağaç numaralanır; türü, göğüs çapı, boyu, sağlık durumu ve parseldeki konumu aynı çalışmada kayda geçer. Bu çizelge çıkmadan ne kaç ağacın kapsamda olduğu ne de toplam hacim konuşulabilir. Ölçüm için adaya ikinci kez gitmek gerekmediğinde takvim de doğrudan kısalır.